NEMRUT DAĞI
Doğu ve Batı
Medeniyetlerinin, 2150 m. yükseklikte muhteşem bir piramitteki kesişme noktası,
Dünyanın sekizinci harikası Nemrut, Yüksekliği on metreyi bulan büyüleyici
heykelleri, metrelerce uzunluktaki kitabeleriyle, UNESCO Dünya Kültür Mirasında
yer almaktadır.
Nemrut Dağı, üzerinde
barındırdığı dev heykellerin ve anıt mezarın yanı sıra, dünyanın en muhteşem
gündoğumu ve gün batışının seyredilebildiği yer olmasıyla da ilgi çekmektedir.
Her yıl binlerce insan gündoğumu ve gün batışını seyretmek için Nemrut Dağına
gelmektedir.
UNESCO tarafından
Dünya Kültür Mirası olarak ilan edilen Nemrut Dağı, çevresindeki Kommagene
Uygarlığı eserleri ile birlikte ülkenin önemli Milli Parklarından biridir.
Nemrut Dağındaki dev heykeller ve tümülüs, Arsameia (Eski Kale), Yeni Kale,
Karakuş Tepesi ve Cendere Köprüsü Milli Park sınırları içerisinde yer alıyor.
Tarihçe
İki bin yıldır güneşin
doğuşunu ve batışını 2150 m. yükseklikte izleyen dev heykellerin sırrının
çözülmesi için Kommagene Uygarlığı'nın keşfine gitmek gerekir.
Nemrut Dağı'nın
Kraliyet Akademisi tarafından araştırma yapmak üzere bölgeye gönderilen genç
bilim adamı Otto Punchtein başkanlığındaki ekip, Nemrut Dağı'nın tepesindeki
tümülüs ve tümülüsün doğu ve batı yanlarında oluşturulmuş teraslar üzerindeki
devasa heykeller ve çeşitli kabartmalardan oluşan eserler üzerinde çalışır.
Uzun çalışmalar sonunda Grekçe yazılı kitabeyi çözen Punchstein, bu eserlerin
Kommagene Uygarlığı'na ait olduğunu ve Kommagene Kralı I. Antiochos tarafından
yaptırıldığını keşfeder. Antiochos'un ağzından yazılan kitabe, Nemrut Dağı'nın
sırrını ve Antiochos'un yasalarını içermektedir.
Kommagene Uygarlığının
ortaya çıkmasını sağlayan kazılar, Nemrut Dağı'ndan başka Arsameia, Samsat ve
Fırat Havzasında gerçekleştirilmiştir. Bölgede yapılan kazılarda ortaya
çıkartılan taşınabilir eserler müzelerde, geri kalanları da Milli Park Alanı
içerisinde korumaya alınmıştır.
Kommagene Krallığı
Yunanca "Genler
Topluluğu" anlamına gelen Kommagene, ismiyle bağdaşırcasına, Grek ve Pers
uygarlıklarının inanç, kültür ve geleneklerinin bütünleştiği güçlü bir
krallıktır. Toros Dağlarındaki çeşitli yolların birleştiği noktada bulunan
antik Kommagene Krallığı, Suriye'nin Kuzeyi, Hatay, Pınarbaşı, Kuzey Toroslar
ve doğuda Fırat Nehri'nin çevrelediği verimli topraklarda yer almıştır. Tarıma
ve hayvancılığa elverişli ve ekonomik önemi yüksek sedir ağacı ormanlarını
barındıran Kommagene topraklarının, ilk çağlardan beri yerleşim alanı olarak
kullanıldığı civardaki mağara ve arkeolojik buluntulardan anlaşılmaktadır.
Antik dünyanın küçük
ancak güçlü ülkesi Kommagene, baba tarafı Pers Krallarından "Krallar Kralı
olarak anılan Darius'a ile, anne tarafı Makedonya Hükümdarı Büyük İskender ile
akraba olan bir prensin oğlu Mithradates Kallinikos tarafından, İ.Ö. 109
yılında bağımsız bir krallık olarak kurulmuştur. Farklı topluluklardan meydana
gelen ve ayrı inanç ve kültürlere sahip Kommageneliler arasındaki birliği
sağlamak konusunda büyük başarı sağlayan Mithradates Kallinikos, tanrılarla
olan bağını kuvvetlendireceği ve böylece ulusunu barış içerisinde yaşatacağı
inancıyla ülkesinin çeşitli yerlerinde tapınaklar yaptırmıştır.
Kaynak : TC
Kültür Bakanlığı